|
Category |
Turkish |
English |
|
| General |
|
| 1 |
General |
ebeveyn ya da onların ebeveyninin ingiltere'de doğmuşlukları nedeniyle orada yaşama hakkı |
patriality n. |
|
| 2 |
General |
nepal de himalayalar da yaşayan tibetli |
sherpa n. |
|
| 3 |
General |
çin'de yıllarca yaşamış batılı gazeteciler ya da diplomatlar |
old china hands n. |
|
| 4 |
General |
kuzey batı ingiltere'de, manchester'da bulunan üniter bir bölge |
tameside n. |
|
|
|
| 5 |
General |
14. yy'de italya'da doğan bir iskambil oyunu |
tarok n. |
|
| 6 |
General |
15. yy'de italya'da doğan bir iskambil oyunu |
taroc n. |
|
| 7 |
General |
abd'de ikinci el mal satın alıp latin amerika'da satan kimse |
transmigrante n. |
|
| 8 |
General |
abd'de her sene 19 haziran'da kutlanan kölelikten kurtuluş günü |
liberation day n. |
|
| 9 |
General |
abd'de her sene 19 haziran'da kutlanan kölelikten kurtuluş günü |
emancipation day n. |
|
|
|
| 10 |
General |
abd'de her sene 19 haziran'da kutlanan kölelikten kurtuluş günü |
freedom day n. |
|
| 11 |
General |
abd'de her sene 19 haziran'da kutlanan kölelikten kurtuluş günü |
juneteenth n. |
|
| 12 |
General |
abd'de her sene 19 haziran'da kutlanan kölelikten kurtuluş günü |
jubilee day n. |
|
| 13 |
General |
abd'de avrupa, latin amerika ve iskandinav topluluklarının 24 haziran'da yaz gün dönümünü kutladıkları gün |
midsummer day n. |
|
| 14 |
General |
eskiden kuzey-orta missouri'de yaşamış olup günümüz nüfusu kuzey-orta oklahoma'da bulunan amerikan yerli kabilesine mensup kimse |
missourian n. |
|
| 15 |
General |
(japonya'da geliştirilen ve birleşik devletler'de kullanılan) küçük bir balıkçı teknesi |
panga n. |
|
| 16 |
General |
(ingiltere'de) ortaçağ'da kasaba sınırları dışında yaşayan veya çalışan kimse |
outman n. |
|
| 17 |
General |
(eskiden britanya'da ve günümüzde abd'de) ağırlık ve ölçülerin doğruluğunu inceleyen görevli |
sealer n. |
|
| 18 |
General |
(labirent'de, koridor'da) çıkış yolunu bulmak |
unthread v. |
|
| 19 |
General |
rio de janeiro'da yaşayan |
cariocan adj. |
|
|
|
| 20 |
General |
rio de janeiro'da doğup büyüyen |
cariocan adj. |
|
| 21 |
General |
lorenzo de' medici'nin floransa'da kurduğu laurentian kütüphanesi ile ilişkili |
medicean adj. |
|
| 22 |
General |
lorenzo de' medici'nin floransa'da kurduğu laurentian kütüphanesi'ne ait |
medicean adj. |
|
| 23 |
General |
new york'taki arazileri yerleşimcilere satmak amacıyla hollanda'da 1791'de kurulan bir arazi sahipliği şirketine ait veya ilgili |
holland adj. |
|
| 24 |
General |
(1899'da abd'de) sosyalist işçi partisine ait veya ilişkin |
socialist adj. |
|
| 25 |
General |
-de/-da |
along adv. |
|
| 26 |
General |
-de/-da |
at adv. |
|
| 27 |
General |
-de/-da |
in adv. |
|
| 28 |
General |
-de/-da (çekim eki) |
to prep. |
|
| Phrasals |
|
| 29 |
Phrasals |
-de/-da ödemek |
pay on v. |
|
| Phrases |
|
| 30 |
Phrases |
kazanmak da var kaybetmek de |
c'est la guerre [french] interj. |
|
| 31 |
Phrases |
kazansak da kaybetsek de |
no matter if we win or lose expr. |
|
| 32 |
Phrases |
umulanın (ya da umduğunun) aksine pek de bir işe yaramadı |
for all the good it did expr. |
|
| Colloquial |
|
| 33 |
Colloquial |
abd'de doğup japonya'da eğitim gören japon kökenli kimse |
kibei [us] n. |
|
| 34 |
Colloquial |
abd'de araba üretilen eyaletler olarak da bilinen detroit, michigan'a verilen takma isim |
motown n. |
|
| 35 |
Colloquial |
şöyle yapsaydım da, böyle etseydim de |
coulda, woulda, shoulda expr. |
|
| 36 |
Colloquial |
kazanmak da var kaybetmek de |
(you) win a few, (you) lose a few expr. |
|
| 37 |
Colloquial |
1994-2011 arasında abd'de yürürlükte olan ve eşcinsellerin orduda görev almalarını yasaklayan fakat cinsel yönelimini gizli tutanlara karşı da ayrımcılığı önleyen bir kanun |
don't ask, don't tell, don't harass, don't pursue expr. |
|
| 38 |
Colloquial |
bu da (bir şey) değilse, ben de bir şey bilmiyorum demektir |
if that's not (something), (then) I don't know what is expr. |
|
| 39 |
Colloquial |
şöyle yapsaydım da, böyle etseydim de |
should of, could of, would of expr. |
|
|
|
| 40 |
Colloquial |
şöyle yapsaydım da, böyle etseydim de |
shoulda, coulda, woulda expr. |
|
| 41 |
Colloquial |
şöyle yapsaydım da, böyle etseydim de |
should have, would have, could have expr. |
|
| 42 |
Colloquial |
şöyle yapsaydım da, böyle etseydim de |
shoulda, woulda, coulda expr. |
|
| 43 |
Colloquial |
şöyle yapsaydım da, böyle etseydim de |
should of, would of, could of expr. |
|
| 44 |
Colloquial |
şöyle yapsaydım da, böyle etseydim de |
should have, could have, would have expr. |
|
| 45 |
Colloquial |
kazansa da kaybetse de |
win or lose expr. |
|
| 46 |
Colloquial |
şöyle yapsaydım da, böyle etseydim de |
would of, should of, could of expr. |
|
| 47 |
Colloquial |
şöyle yapsaydım da, böyle etseydim de |
woulda, coulda, shoulda expr. |
|
| 48 |
Colloquial |
şöyle yapsaydım da, böyle etseydim de |
woulda, shoulda, coulda expr. |
|
| 49 |
Colloquial |
şöyle yapsaydım da, böyle etseydim de |
would have, could have, should have expr. |
|
| 50 |
Colloquial |
şöyle yapsaydım da, böyle etseydim de |
would of, could of, should of expr. |
|
| 51 |
Colloquial |
şöyle yapsaydım da, böyle etseydim de |
would have, should have, could have expr. |
|
| 52 |
Colloquial |
kazanmak da var kaybetmek de |
wsls (win some, lose some) expr. |
|
| Idioms |
|
| 53 |
Idioms |
kazanmak da var kaybetmek de |
the way it goes n. |
|
| 54 |
Idioms |
kazanmak da var kaybetmek de |
the way life goes n. |
|
| 55 |
Idioms |
nasıl işlediğini bilmeseniz de belli bir amacı olduğunu bildiğiniz süreç ya da sistem |
a black box n. |
|
| 56 |
Idioms |
yapılan işle ilgili gelişmelerden söz konusu kişi ya da kişileri de haberdar etmek |
keep someone in the loop v. |
|
| 57 |
Idioms |
güzelliğinin/yakışıklılığının yanında akıllı da, yetenekli de, becerikli de olmak |
be not just a pretty face v. |
|
| 58 |
Idioms |
ölsek de kalsak da |
whether we live or whether we die expr. |
|
| 59 |
Idioms |
hayat da çözemediğim birşey de |
one of life's great mysteries expr. |
|
| 60 |
Idioms |
hayat da çözemediğim birşey de |
another life's great mysteries expr. |
|
| 61 |
Idioms |
ne de olsa o da insan |
the best of men are but men at best expr. |
|
| 62 |
Idioms |
güzelliğinin/yakışıklılığının yanında akıllı da, yetenekli de, becerikli de |
not just a pretty face expr. |
|
| 63 |
Idioms |
güzelliğinin/yakışıklılığının yanında akıllı da, yetenekli de, becerikli de |
not just another pretty face expr. |
|
| 64 |
Idioms |
şöyle yapsaydım da, böyle etseydim de |
could of, would of, should of expr. |
|
| 65 |
Idioms |
şöyle yapsaydım da, böyle etseydim de |
coulda, shoulda, woulda expr. |
|
| 66 |
Idioms |
şöyle yapsaydım da, böyle etseydim de |
could have, should have, would have expr. |
|
| 67 |
Idioms |
şöyle yapsaydım da, böyle etseydim de |
coulda expr. |
|
| 68 |
Idioms |
şöyle yapsaydım da, böyle etseydim de |
could of, should of, would of expr. |
|
| 69 |
Idioms |
güzelliğinin/yakışıklılığının yanında akıllı da, yetenekli de, becerikli de |
more than just a pretty face expr. |
|
| 70 |
Idioms |
kazanmak da var kaybetmek de |
win a few, lose a few expr. |
|
| Speaking |
|
| 71 |
Speaking |
artısı da var eksisi de var |
what you lose on the swings you gain on the roundabouts n. |
|
| 72 |
Speaking |
artısı da var eksisi de |
you lose on the swings, you gain on the roundabouts expr. |
|
| 73 |
Speaking |
artısı da var eksisi de |
it's swings and roundabouts expr. |
|
| 74 |
Speaking |
artısı da var eksisi de |
what you lose on the swings you gain on the roundabouts expr. |
|
| 75 |
Speaking |
öyle de olsa böyle de olsa bu işi yapacağız (batsa da çıksa da bundan geri durmak yok !) |
we're going to do it, sink or swim! expr. |
|
| Trade/Economic |
|
| 76 |
Trade/Economic |
1944'de amerika'da bretton woods'ta (new hampshire) yapılan ve savaş'tan sonraki uluslararası para sisteminin kararlaştırıldığı |
bretton woods conference n. |
|
| 77 |
Trade/Economic |
abd'de yabancı şirketi temsil eden aracı kuruluşun yabancı ülkedeki şirket adına amerika'da ihraç ettiği menkuller |
american shares n. |
|
| 78 |
Trade/Economic |
1892'de tedavülden kalkan, avusturya'da kullanılmış gümüş bir sikke |
gulden n. |
|
| Law |
|
| 79 |
Law |
avrupa'da derebeylik sisteminden önce var olan, günümüzde sadece shetland ve orkney'de bulunan mülkiyet sahibi |
udaller n. |
|
|
|
| 80 |
Law |
avrupa'da derebeylik sisteminden önce var olan, günümüzde sadece shetland ve orkney'de devam eden toprak mülkiyeti türü |
udal n. |
|
| 81 |
Law |
avrupa'da derebeylik sisteminden önce var olan, günümüzde sadece shetland ve orkney'de bulunan mülkiyet sahibi |
udaler n. |
|
| 82 |
Law |
(ingiltere'de) londra'da inns of court kuruluşunu oluşturan dört hukuk derneğinden biri |
middle temple n. |
|
| 83 |
Law |
(büyük britanya'da, abd'de) devletin ikinci en üst mevkiye sahip hukukçusu |
solicitor-general n. |
|
| 84 |
Law |
-de öngörülen istisnalar ya da sapmalar saklı kalmak kaydıyla |
save for the exceptions or derogations provided for expr. |
|
| Politics |
|
| 85 |
Politics |
1911 -1948 yılları arasında çin'de ve 1948'den bu yana tayvan'da hakimiyeti elinde bulunduran bir siyasi parti |
kuomintang n. |
|
| 86 |
Politics |
1887'de amerika'da kurulmuş ve katolikleri kamu görevlerinden uzak tutmayı amaçlayan gizli bir örgüt |
american protective association (a. p .a.) n. |
|
| 87 |
Politics |
eğer bir ülke ya da bölgede önemli bir gelişme yaşanırsa etrafındakilerin de benzer olaylar yaşayacağına dayalı teori |
domino theory n. |
|
| 88 |
Politics |
eğer bir ülke ya da bölge komünizmi benimserse etrafındakilerin de benimseyeceği düşüncesine dayalı teori |
domino theory n. |
|
| 89 |
Politics |
2000'de londra'da kurulan bölgesel bir yönetim organı |
gla (greater london assembly) n. |
|
| 90 |
Politics |
2000'de londra'da kurulan bölgesel bir yönetim organı |
gla (greater london authority.) n. |
|
| 91 |
Politics |
1900'de avrupa'nın başlıca devletleri, abd ve japonya arasında yapılan ve doğu'da yalnızca çin'e karşı ortak hareket edileceğini ifade eden anlaşma |
concert of the powers n. |
|
| 92 |
Politics |
(abd'de) 1890'da kurulmuş vatansever bir kadın topluluğu |
daughters of the american revolution n. |
|
| 93 |
Politics |
(kanada'da) 1968'de kurulan ve quebec'in özerkliğini savunan siyasi bir parti |
parti québécois n. |
|
| 94 |
Politics |
1946'da kurulan ve 1958'de yerini fransız uluslar topluluğu'na bırakan siyasi bir birlik |
french union n. |
|
| 95 |
Politics |
(polonya'da) 1980'de tanınan hür işçi sendikaları birliği |
solidarity n. |
|
| 96 |
Politics |
(britanya'da) 1988'de kurulan merkeziyetçi bir parti |
social and liberal democratic party n. |
|
| 97 |
Politics |
de öngörülen istisnalar ya da sapmalar saklı kalmak kaydıyla |
save for the exceptions or derogations provided for expr. |
|
| Textile |
|
| 98 |
Textile |
19. yy'da hem kadınlar hem de erkekler tarafından giyilen kısa pelerin |
talma n. |
|
| 99 |
Textile |
güneybatı abd'de ve latin amerika'da genellikle pelerin, baş örtüsü veya şal olarak kullanılan kare şeklinde bez veya şilte |
manta n. |
|
| 100 |
Textile |
16. ve 17. yüzyıllarda ingiltere'de giyilen ve sonrasında londra'da kullanımı devam eden, yüksek olmayan yuvarlak bir şapka |
flat-cap n. |
|
| Architecture |
|
| 101 |
Architecture |
kuzey fransa'da 13. yy'de inşa edilmiş gotik katedral |
chartres cathedral n. |
|
| 102 |
Architecture |
ingiltere'de louis xiv ve xv dönemleri arasındaki iç/dış mimariye ait ya da ilgili |
regency adj. |
|
| Construction |
|
| 103 |
Construction |
ingiltere'de buckinghamshire'da bir malikane |
waddesdon manor n. |
|
| Marine |
|
| 104 |
Marine |
genelde havayolculukları için kullanılsa da her türlü ulaşım için de geçerli bir terim |
higher rate intermediate points n. |
|
| 105 |
Marine |
amerika' da 220m, ingiltere' de 185m olan derinlik birimi |
cable's length n. |
|
| 106 |
Marine |
amerika' da 220m, ingiltere' de 185m olan derinlik birimi |
cable length n. |
|
| Gastronomy |
|
| 107 |
Gastronomy |
fransa'da gevrey-chambertin'de üretilen bir kırmızı şarap çeşidi |
chambertin n. |
|
| 108 |
Gastronomy |
büyük britanya'da noel'de servis edilen küçük, yuvarlak ve kalın bir tür krep |
pikelet n. |
|
| Statistics |
|
| 109 |
Statistics |
öznenin de araştırıcıların da gözlenecek koşulu bilmediği (çalışma) |
double-blind adj. |
|
| Marine Biology |
|
| 110 |
Marine Biology |
akdeniz'de yetişen bir türünün güney avrupa'da tüketildiği yaygın bir deniz üzümü cinsi |
microcosmus n. |
|
| Zoology |
|
| 111 |
Zoology |
güney-orta abd'de ve meksika'da yaşayan parlak renkli bir kertenkele |
mountain boomer n. |
|
| Botanic |
|
| 112 |
Botanic |
avrupa'da, kaliforniya ve şili'de bulunan, küçük başakçıkları olan tek yıllık bir çim |
nit grass (gastridium lendigerum) n. |
|
| 113 |
Botanic |
doğu akdeniz'de ve balkanlar'da yetişen geniş huni şeklinde beyaz çiçekleri olan bir zambak |
annunciation lily (lilium candidum) n. |
|
| 114 |
Botanic |
doğu akdeniz'de ve balkanlar'da yetişen geniş huni şeklinde beyaz çiçekleri olan bir zambak |
madonna lily n. |
|
| 115 |
Botanic |
doğu akdeniz'de ve balkanlar'da yetişen geniş huni şeklinde beyaz çiçekleri olan bir zambak |
white lily n. |
|
| 116 |
Botanic |
doğu akdeniz'de ve balkanlar'da yetişen geniş huni şeklinde beyaz çiçekleri olan bir zambak |
lent lily n. |
|
| 117 |
Botanic |
tropikal amerika'da ve güney abd'de yetişen, saman için kullanılan bir afrika yem otu |
zacaton (panicum maximum) n. |
|
| 118 |
Botanic |
çin ve japonya'da yaygın olan, abd'de de yetişen bir çim |
korean lawn grass n. |
|
| 119 |
Botanic |
çin ve japonya'da yaygın olan, abd'de de yetişen bir çim |
japanese lawn grass (zoysia japonica) n. |
|
| 120 |
Botanic |
doğu akdeniz'de ve balkanlar'da yetişen geniş huni şeklinde beyaz çiçekleri olan bir zambak |
lent rose (lilium candidum) n. |
|
| 121 |
Botanic |
doğu akdeniz'de ve balkanlar'da yetişen geniş huni şeklinde beyaz çiçekleri olan bir zambak |
white lily (lilium candidum) n. |
|
| 122 |
Botanic |
doğu akdeniz'de ve balkanlar'da yetişen geniş huni şeklinde beyaz çiçekleri olan bir zambak |
lent lily (lilium candidum) n. |
|
| 123 |
Botanic |
doğu akdeniz'de ve balkanlar'da yetişen geniş huni şeklinde beyaz çiçekleri olan bir zambak |
madonna lily (lilium candidum) n. |
|
| 124 |
Botanic |
güneybatı abd'de ve meksika'da yetişen, yumrulu ve genellikle tüylü bir gövdesi bulunan, küçük ve dikensiz bir kaktüs |
mezcal n. |
|
| 125 |
Botanic |
güneybatı abd'de ve meksika'da yetişen, yumrulu ve genellikle tüylü bir gövdesi bulunan, küçük ve dikensiz bir kaktüs |
lophophora williamsii n. |
|
| 126 |
Botanic |
güneybatı abd'de ve meksika'da yetişen, yumrulu ve genellikle tüylü bir gövdesi bulunan, küçük ve dikensiz bir kaktüs |
mescal n. |
|
| 127 |
Botanic |
afrika, asya, polinezya ve avustralya'da yetişen, tropik ve genellikle de epifit olan eğreltiotlarını içeren bir cins |
microsorium n. |
|
| 128 |
Botanic |
afrika, asya, polinezya ve avustralya'da yetişen, tropik ve genellikle de epifit olan eğreltiotlarını içeren bir cins |
genus microsorium n. |
|
| 129 |
Botanic |
kuzeybatı abd'de ve batı kanada'da yetişen, beyaz veya pembe çiçekleri olan, gülhatmiye benzer çok yıllık bir bitki |
mountain hollyhock (iliamna ruvularis) n. |
|
| 130 |
Botanic |
kuzeybatı abd'de ve batı kanada'da yetişen, beyaz veya pembe çiçekleri olan, gülhatmiye benzer çok yıllık bir bitki |
mountain hollyhock (iliamna acerifolia) n. |
|
| 131 |
Botanic |
güneybatı abd'de ve kuzeydoğu meksika'da yetişen, yumrulu sapı olan küçük iki kaktüs türünü içeren bir cins |
genus lophophora n. |
|
| 132 |
Botanic |
güneybatı abd'de ve kuzeydoğu meksika'da yetişen, yumrulu sapı olan küçük iki kaktüs türünü içeren bir cins |
lophophora n. |
|
| 133 |
Botanic |
tropikal amerika'da ve güney abd'de yetişen, saman için kullanılan bir afrika yem otu |
guinea grass n. |
|
| Social Sciences |
|
| 134 |
Social Sciences |
michigan'daki yukarı yarımada'da ve kuzeydoğu wisconsin'de yaşayan bir kızılderili halkı |
menomini n. |
|
| Literature |
|
| 135 |
Literature |
ingiltere'de lake school'da eğitim görmüş şairlere verilen ad |
laker [brit] n. |
|
| Linguistics |
|
| 136 |
Linguistics |
gürcüce'nin de dahil olduğu kafkaslar'da konuşulan bir dil ailesi |
kartvelian n. |
|
| 137 |
Linguistics |
orta amerika'da konuşulan ve miskito dilini de içeren bir dil ailesi |
misumalpan n. |
|
| History |
|
| 138 |
History |
fransa'da 1358'de köylü ayaklanması |
jacquerie n. |
|
| 139 |
History |
antik sparta'da ne köle ne de özgür yurttaş olan serf sınıfı |
helotage n. |
|
| 140 |
History |
antik sparta'da ne köle ne de özgür yurttaş olan serf sınıfı |
helotism n. |
|
| 141 |
History |
antik sparta'da ne köle ne de özgür yurttaş olan serf sınıfı |
helotry n. |
|
| 142 |
History |
14. yy'de fransa'da çıkarılan ve üzerinde tahtta oturan kral tasviri bulunan altın sikke |
chaise n. |
|
| 143 |
History |
1770-1784 yılları arasında chelsea ya da derby'de üretilen yumuşak porselen |
chelsea-derby ware n. |
|
| 144 |
History |
orta çağ'da ingiltere'de yaygın bir kefalet sisteminden sorumlu asayiş memuru |
thirdborough n. |
|
| 145 |
History |
1940’ta nazi işgaliyle son bulan, 1870’de fransa’da kurulan cumhuriyet |
third republic n. |
|
| 146 |
History |
1921'de viyana'da bir araya gelen uluslararası sosyalist konferansı |
two-and-a-half international n. |
|
| 147 |
History |
1921'de viyana'da bir araya gelen uluslararası sosyalist konferansı |
vienna international n. |
|
| 148 |
History |
1921'de viyana'da bir araya gelen uluslararası sosyalist konferansı |
vienna union n. |
|
| 149 |
History |
(incil'de) ve apokriflerin son iki kitabının da dahil olduğu yahudi tarihini anlatan dört kitaba verilen ad |
maccabees n. |
|
| 150 |
History |
eskiden avrupa'da özellikle de macaristan'da kullanılan birçok gümüş madeni paraya verilen ad |
obol n. |
|